Adım Tuğba. Çok küçük yaşlarımdan beri İstanbulda yaşayan ve Lezbiyenliğini de yine küçük yaşlarda fark etmiş biriyim. Şu anda 26 yaşındayım. Benimle birlikte olma şansına erişenler oldukça güzel, seksi ve tam bir kadın olduğumu söylerler. İtiraf etmeliyim ki öyleyim ve pasif bir lezbiyen olarak pek çok kadını, hatta genç kızları, lolitaları kendime aşık ettim. Ve sadece kadınlarla birlikte olurum. Benim erkeklerim, kocalarım, bana sahip olabilecekler yalnız kadın olabilir. Sizlere tüm yaşadıklarımı, aşklarımı anlatacağım. Dediğim gibi eğilimimi küçük yaşlarda fark ettim. Biz o zamanlar küçük bir semtte oturuyorduk. Hani şu herkesin birbirini tanıdığı, yardımcı olduğu, kadınların günler yaptığı, iç içe yaşanan semtler. Çocukluktan genç kızlığa adım attığım yıllarda annem pek rahat vermiyordu. Okuldan eve evden okula monoton bir yaşamım vardı. Gittikçe güzelleşiyordum. Belim inceldi, göğüslerim irildi, kalçalarım biraz yukarı kalktı, birazda yana doğru genişledi. Benden hoşlananlar vardı, ama ortam gereği yanıma hiç yaklaşamadılar. Henüz lise-1 de olduğum için kız arkadaşlarım bile bize gelemiyor ben de onlara gidemiyordum. Bu durumda bana bir tek annemin arkadaşları ve komşu kızlarla iletişim kalıyordu. Ama annemin günlerini seviyordum. Orada tüm kadınlar her şeyden hatta seksten bile bahseder rahat tavırlar takınırlardı. Bizim komşumuz ve annemin arkadaşların biri de Necla ablaydı. Bana Tubiş derdi. Onu çok severdim. aslında tam bir Fahriye ablaydı. Duldu ve seksi giyinirdi. kadın gibi bir kadındı. İri kalçalarını sallaya sallaya yürürdü. Yeterli irilikteki dolgun göğüsleri de hareketsi durmaz sanki açık elbiselerinden fırlayacakmış gibi zıplardı. Tüm esnaf ona aşıktı ama kimseye yüz vermezdi. Hep haber yollayıp isteseler de kabul etmezdi. Ama tabi o zaman benim için bir anlamı yoktu. Bir gün annemlerin gün sırası Necla abladaydı. Benden iki yaş büyük komşu kızı Ayşe ile yardım için erken gitmiştik. Necla abla bir ara Ayşeyi çağırdı. Ben de merak ettim bir kaç dakika sonra odaya yöneldim.

O anda Necla ablanın ayşenin sırtını duvara yasladığını ve elleriyle göğüslerini avuçlayıp sıktığını gördüm. Sonra ayşenin kalçalarını sıktı. Ayşe kesik bir biçimde inledi. Hiçbir anlam veremiyordum. Ben odaya girerken ikiside fark etmedi. Sonra Necla Abla bir çırpıda ayşenin eteğini sıyırdı ve donunu aşağı çekti. Tam kafasını ayşenin kukusuna götürüyordu ki beni fark ettiler. O anda Ayşe afalladı biraz önce heyecandan titreyen vücudu taş kesildi. Ama Necla abla toparlandı ve Ayşe nin kilodunu çıkarıp çekmecesinden yeni dantelli bir külot verdi Ayşe de kılsız kukusu ortada kilodu giydi. Necla Abla benim ne kadarını gördüğümü bilmediği için iç çamaşırı deniyoruz sende istermizin dedi. Ben hayır deyip çıktım. Belli etmiyordum ama etkilenmiştim. Belki de hayatımda ilk defa cinsel heyecan yaşıyordum. Evet Necla ablaya artık eskisi gibi bakmıyordum. Sanırım o da beni artık daha başka görüyordu. O gün pek bir şey olmadı. Diğer kadınlar bana sen iyice serpildin, fıstık gibisin diyorlardı. Necla Abla da beni daha farklı süzüyordu. Hatta mutfak bir kaç kere kalçalarıma sürtündü. Kız bunlar ne kadar güzel böyle dedi. Sonra giderken bana sarıldı. Güzelce öptü popoma bir şaplak yapıştırdı.

O gece erken yattım ve yatağımda, olanları düşündüm. Ertesi gün Cumartesiydi. Necla abla beni çağırdı. Temizliğe yardım edecektim. Üstünü değiş kirlenmesin dedi odasına gittik bana kısa eteklikli bir elbise verdi. Hadi değiş dedi ve kendi üstünü çıkardı. Bir anda don sutyen kalmıştı. Onu öyle görünce afalladım. Bana kız zilli sende yok mu bunlar dedi. Beğendin mi diye sordu. Güzel diyebildim. Aman zaten sutyenle rahat olmuyor hem sende hepsini gör dedi. Göğüsleri inanılmazdı. Yanımdan geçerken omzuma çarptı teki. Sonra dur yardım edeyim dedi. Nasıl olduğunu anlamadan donumla kalmıştım. Göğüslerime ellerini attı kız bunlar da güzelmiş dedi. Utandım kollarımla sakladım. Güldü ne utangaçsın dedi. Kalçalarımı şöyle bir elledi. Kızardığımı görünce bıraktı. Hadi giyin dedi. Temizlik boyunca beni kesti. Bittiğinde üstümüzü değiştirmek için yine odaya gittik ki ter su içindeydik.bir anda soyundu, kilodunu da çıkarttı attı. Çok az kıl vardı ama harika bir kukusu vardı. İstersen sende gel dedi. Ben senden sonra dedim. Ama artık bu kadının beni ellemesini öpmesini ister hale gelmiştim. Bacak aram alev almış gibiydi. Kurulanıp çıktı. Sıra bendeydi. Hızlıca duş aldım ama beni röntgenlediğinden emindim. Çıktığımda hala çırılçıplaktı. Üşendim dedi. İyi kurulanmamışsın deyip. Havlumu çekip aldı. Artık utanacak bir şey yoktu. Çünkü her şeyi görmüştü. Güzelce sırtımı ve bacaklarımı kuruladı. Sen dedi ne güzel bir kızsın ama seni daha seksi yapabiliriz. İç çamaşırı çekmecesinden bir sürü don, sutyen, çorap ve büsytiyer çıkarttı. Çoğu transparandı. Ben pamukludan başka bir şey hiç giymemiştim. Beyaz bir dantelli küçücük yarı tanga bir külot ve yine dantelli bir sutyenli gecelik giydirdi. Artık elleri vücudumda serbestçe dolaşıyordu. Tepki veremiyordum. Bir anda beni kendine çekti. Kucağına oturdum beni dudaklarımdan öpüyordu.Elleri kalçalarımdan göğüslerime geçti. Bir anda benim iki katım olan bu kadının kucağında seks oyuncağı olmuştum. Beni zarifçe yatağa yatırdı.Geceliği çıkarttı bir göğüslerimi emiyor bir beni öpüyordu. Artık kendimi ona ait hissediyordum. Yavaş yavaş göbeğimden kukuma indi. Sertçe kilodumu çekti çıkarttı. Tüysüz şeftalimi yalamaya başladı. Aman allahım neler oluyordu. Zevkten kendimden geçiyordum. Kısa sürede sarsılarak ilk defa boşaldım. Bitkindim ve üzerimde diri bir kadın beni ve göğüslerimi öpüyordu. Kendi eli de kukusunu karıştırıyordu. Bir inlemeyle yanım yığıldı. Küçük bir öpücük daha kondurdu. Ve " Tuğbişim beni bitirdin, artık sen benim kadınımsın, ben de senin kocanım" dedi. Bu cümle hayatımda duyduğum en büyük zevkten sonra geldiği için bana bin kat daha zevk verdi. Ona sıkıca sarıldım ve "her an senin olmak istiyorum kocacığım" dedim. Dudaklarımız birleşti ve sarmaş dolaş uyuya kaldık. Hayatımın gidişatı da tercihlerim de bu olay sonrası değişti. Ve pek çok kadın benim kocam oldu.

Eve döndüğümde annem neyin var diye sordu. Bir anda telaşlandım kadınca bir hisle birşeyler anlayabilirdi. Neyim var ki dedim ve aynaya baktım. Temizlikte yoruldum dedim ama annem haklıydı yüzüm bir değişikti. İlk orgazmın etkisiydi. Sanki yüzüm daha kırmızıydı, gözlerim daha farklı bir ifadedeydi. Hemen odama gidip yattım. Yorganın altında olanları düşündüm. Ve olacakları. Artık farklı bir yerdeydim. Bir kadının kadını olmuştum. Aşk bu muydu, ya sex? Ama ben zevkten başka birşey anlayamamıştım. O halde Necla benim ilk aşkım mıydı? O bana aşık olmuş muydu? Herhalde artık Neclayla hep sevişecektik. Peki ama annem ya anlarsa, ya başkaları duyarsa? O zaman mahvolurdum. Ya başka kadınlar, kızlar? Arkadaşlarımla ilişkilerim? Ve daha bir çok soru... Gözü açılmamış bir kız bir anda lezbiyen ilişki yaşarsa işte böyle sudan çıkmış balığa döner. İlk cevabım herkes kadın-erkek ilişkisi yaşıyorsa bu normal değil oldu. Ama kendimi çok mutlu hissediyordum. Bütün gece böyle soru cevapla geçti. Sabah kalktığımda ise herşey daha çok netti. Ve bugün Neclaya mutlaka uğranacaktı. Sabahçıydım. Okuldan sonra eve çantamı bırakıp anneme Necla Ablaya gidiyorum dedim. Binadan içeri girdim bir anda kendimi ona beğendirme içgüdüsüyle eteğimi belimden kıvırıp kısalttım. Kısa lise eteği hep bizim okuldaki çocukların hoşuna giderdi. Eğer Necla benim kocamsa onunda hoşuna gitmeliydi.

Daire kapısını çaldım. Beni görünce çok sevindi, kimse yok içeri gir dedi. Salona yürüyordum kapıyı kapatır kapatmaz eli kalçalarımdaydı. Bende seni düşünüyordum Tuğbişim dedi. Dudaklarımdan uzunca öptü nefessiz kalıyordum ama dudaklarımın onun etli dudakları arasında kaybolmasının ihtirasıyla dengemi yitirdim ve kendimi onun kollarına bıraktım. Beni bir anda kalçalarımdan tutarak kucağına zıplattı. Bacaklarımı beline doladım. Kuvvetini hissediyordum. Hemen beni yatak odasına götürdü. Yatakta yine üzerimdeydi. Gömleğimin düğmelerini açtı ve sütyenimden hışımla çıkarttığı göğüslerimin uçlarını yalamaya sonra da vantuz gibi içine çekmeye başladı. Kendisi de soyundu. Zevkten inlemeye başlamıştımki bacak aramı avuçladı. Sonra eteğimi belime topladı ve kafasını kiloduma dayadı. Bir iki ısırık sonrasında kilodumu hızla çıkardı. Zafer kazanmış gibi bana baktı ve kafasını bacak arama dayadı. Klitorislerimle oynuyordu önce ağzının içine alıp ıslık çalar gibi üflüyordu, sonra da içine çekiyordu. Dayanamayıp hemen boşaldım. Sıvılarımı da yalayıp işine devam etti. Seni daha çook boşaltacağım aşkım, Tuğbişim diyordu. Sonra farklı dokunuşlar hissettim. Baktığımda parmaklarını bızırımın çevresinde oynattığını gördüm. Birşey söyleyecek halim yoktu ama o anladı. Merak etme seni bozmayacağım dedi. Kendimi yine rahatça yatağa bıraktım. Parmaklarını birleştirip organımın içine uçlarını sokup çıkarıyordu. İki üç dakika içinde yine boşaldım. Sonra birden elimi tutup organına götürdü. parmaklarımı içine sokup çıkarıyordu ki bu hoşuma gitmediği için elimi çektim. İstemediğimi anladı bu seferde yatağın üzerinde bacaklarını açtı ve kafamı bacak arasına götürdü bir kez daha boşalmak istiyorum, biliyorum daha pak birşey bilmiyorsun ama yala dedi. Denemeye başladım, ilk önce küçük öpücükler sonraysa, acemice yaladım fazla sürmeden o da boşaldı hem de ne boşalma. Kafamı hemen çektim. Doğruldu dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Teşekkür ederim Tuğbişim dedi beni boşaltmak hoşuna gitti mi? Yanıt veremiyordum aslında boşalması hoşuma gitmişti. Ama ona birşeyler yapmak. Anladım dedi. Kararsızsın. Konuşalım o zaman aşkım dedi. Ve anlattı. Bazı kadınlar senin gibi güzel kızlarla erkekler gibi yapmayı ister bazılarıysa yapılmayı dedi. Mesela sen altımdayken ben boşaldım ama bir kere daha istedim dedi. Sen seni yapmalarından hoşlanıyorsun. Sen tam bir dişisin dedi. Ama öpüşmek nasıl hoşuna gidiyorsa benim göğüslerimi ya da bızırımı yalamayı da öyle gör aşkım dedi. aslında haklıydı. O anda kafamda cinsel tercihimle ilgili bir şeyler daha netleşti. Ben sekste yapılan olmalıydım. Onu onaylayınca peki dedi. Merak ettğin başka birşey varsa sor dedi.

Ayşeyle aranda ne var dedim. ayşeyi bir kaç kez sıkıştırdığını öpüştüklerini, onu bol bol elleyip bir iki kere göğüslerini ve organını öpebildiğini ama onu hiç boşaltamadığını çok utangaç olduğunu söyledi. Ya başka kadınlar dedim. Bak dedi pekçok muhitte kadınlar kocalarından yeterli tatmini görmedikleri ama orospu olarak anılmak istemediklerinden başka erkeklerle beraber olamayacakları için birbirleriyle olurlar dedi. Biliyorsun ben dulum o yüzden ben de öyle başladım ama artık canım erkek çekmiyor dedi. Senden önce 4, 5 ay önce taşınan kaptanın karısı vardı dedi. Ne o kıskanırmısın yoks beni diyerek bir öpücük kondurdu dudaklarıma ve güldü. Bilmiyorum dedim, hiçbirşeyi net hissedemiyorum doğru mu yanlış mı yaptıklarımız... Sohbet böyle uzadı ben yeni cevaplar buldum. Dahası Necla başkalarıyla da dene o zaman daha rahat duygularını çözersin dedi. Ertesi gün okulda sıkıcı derslerde düşündüm hep. Duyulmamalıydı tedbirli olmalıydım. Bir zaman sadece gözlem yaptım. Neclayla ara sıra devam ettik ta ki kardeşi hastalandığı için memleketine gidene kadar.

Bu arada yaz da gelmişti. Bu yaz semt merkezindeki eczacıda çalışacaktım. Eczacı bayan yaşlıydı. Okulda ki gözlemlerim henüz sonuç vermediği için eczane işe yarayabilirdi. Zaten Neclanın yokluğu beni yeterince azgın bırakmıştı. Beyaz önlükle de çok çekici olmuştum. Yaz olduğu için semt nüfusu azalınca pek müşteri yoktu. Eczacı Gülay teyze pek eczane durmadığı için ben de yandaki tuhafiyeye geçiyordum. Tuhafiyede de iç çamaşırı falan da satıldığı için belki işe yarar diye düşünüyordum. Tabi tuhafiyenin sahibi de yaşlı bir kadındı. Münevver teyze. Onunda işi çıkınca bir gün dükkanına ben baktım. O gün lüx bir araba dükkanın önünde durdu. İçinden sarışın uzun boylu bir kadın indi. Üzerinde harika bir elbise vardı yaza uygun kolsuz , fırfırlı kısa ve renkli bir elbiseydi. Bir iş toplantısı olduğunu ama ince çorapsız gidilmeyeceğini araba da hatırladığını söyledi. Burada giyebilirmiyim deyince dükkanın kapısını kapattım. Ve kalın tülleri çektim. kadın eğilince sütyensiz göğüsleri neredeyse fırlayacaktı. O anda ondan etkilendiğimi anladım. Sonra doğruldu ve hay aptal kafam külodun üzerinde şimdi bu iz yapar dedi. Sonra bir anda eteğini kaldırdı. Beyaz dantelli külodu ve bacakları ortadaydı. Arkasını dönüp kilodunu indirdi. Kalçaları böyle 30 lu yaşların sonunda bir kadın için dipdiriydi. Sandalyeye oturdu şekerim ben şimdi telaştan kaçırırım sen giydirsene şu çorabı dedi. Yavaşça ayakkabılarını çıkardım giydirmeye başladım. Artık baldırlarına geldiğimde organını görüyordum ve ellerim heyecandan baldırlarında kalmıştı. Sanki birşeyler anlamıştı kalktı gerisini beline çekti. Eteğini indirdi ve parayı öderken sen iyi bir eleman olursun benim mağazalarım var gel çalış daha iyi kazanırsın dedi. Üstelik çok ta güzelsin diye ekledi. Kartını verdi şaşkın yüzümden bir makas aldı ve çıktı arabasına atlayıp gitti. Eli yüzüme deydiğinde vücudumu bir alev topu sarmıştı. Ne kadar sonra bilmiyorum kendime geldiğimde yerde onun dantelli külodunu gördüm. Aldım ve istemdışı göğüslerime bastım. Aşık olduğumu anlamıştım. Ve bu aşkın anahtarı bir kilot ve bir karttı......

Selmanın ailemi ikna etmesi gerçekten de sandığımızdan daha kolay oldu. Eşyalarımı topladım vedalaştım ve içimde gerdeğin heyecanıyla müstakbel kocamla yaşayacağım eve doğru yola çıktık. Hayatımda ilk defa evimden başka bir yerde kalacaktım. Ama gittiğim eve aslında gelin olarak gidiyordum. Bunun heyecanı Selmaya olan aşkımla pekişince kalp atışlarım hızlandı, arabada elini tuttum onu çok sevdiğimi ve onu hep mutlu edeceğimi söyledim. Bana ihtiras dolu bir öpücük vererek lolitam aşkım seni zevkle ve mutlulukla örülülü bir hayatımız olacak, hele bu akşam sana zevklerin en güzelini yaşatacağım dedi. Heyecanım daha da arttı. Tabii yani gelinlere özgü merakımda. Evine vardığımızda büyülenmiştim. Boğaz görür, bahçeli, havuzlu, kocaman bir villaydı. İşte dedi aşkım evimiz. Bir sürü odası vardı. Ama yatak odamız en güzeliydi. Kocaman bir yatak, jakuzili bir banyo ve giyinme odası yatak odasına dahildi. Fakat her ihtimale karşı benim bir odam daha vardı, belki ailem ziyarete gelir diye. Selma bana bir sürprizi olduğunu söyleyip beni bu tedbir odasına götürdü. Yatağın üzerinde harika bir gelinlik duruyordu. Çok şıktı, duvağı bile vardı. Sevinçten hemen kendimi onun kollarına attım. Bana sarıldı ve öpüştük. Ateşli halimi görünce gerdeğe kadar sabret karıcığım dedi. Bu hitap beni daha da azdırmıştı ama haklıydı, adet böyleydi. Duş alıp hazırlan dedi. Tıraş olmayı da unutma, tüy bile istemiyorum. Kocamın isteği benim için emirdi. Hemen banyoya girdim, duştan sonra amımın üstündeki kılları dikkatle tıraş ettim. Kaymak gibi olmuştu. Çıkıp benim için Selmanın aldığı beyaz jartiyeri ve külodu giydim. Sütyene gerek yoktu. Kendimi aynada jartiyerli olarak gördüğümde tam bir orospu gibiyim diye düşündüm. Ama yakışmıştı. Gelinlik ve seksi topuklu ayakkabılardan sonra, artık herkesin rüyalarındaki gelin olmuştum. Makyajımı da tamamlayıp salona geçtim. Selma iş kadınlarının giydiği pantolonlu döpiyeslerden giymişti. Romantik bir müzikte aşk dolu bir dans sonrasında beni güçlü kollarıyla kucakladı. Ve odamıza çıkardı. Kucağında bir ömür geçirebilecek kadar mutluydum. Beni yatağa bırakıp duvağımı açtı, öpüştükten sonra çok zarif bir kolyeyi boynuma öpücükler eşliğinde taktı.

Elleri kalçalarımda göğüslerimde dolaşırken öpüşüyor sevişiyorduk. Bir anda gelinliğimin kabarık eteğini belime sıyırdı. Külodumun kenarları parmaklarının ucundaydı. Vücudumdaki ateşten nasıl çekip çıkardığını anlamadan amımın hepsi onun ağzındaydı. Zevkten kudurarak haykırdım. İnlemelerim onun her dil darbesinde biraz daha siddetleniyordu. Dilinin ucu amımın iç duvarlarına baskı yapıyordu. Beni diliyle sikiyordu. Bir yandanda parmak uçları kıç deliğimin çevresini zorluyordu. Parmağı azcık arkama girdiğinde canım yandığı için bağardım. Hemen çekti ama bu acı boşalmamı hızlandırdı. Artık diliyle sıvılarımı temizliyordu. Ben yatağa iyice uzandım karşımda soyunmaya başladı. Üzerinde hiçbirşey yoktu. Üzerime uzandı ve o diri göğüslerini ağzıma sundu. Çılgın gibi emiyordum. Şiddetimden canı yanmıştıki göğüslerini çekip. Beni kucakladığı gibi ters çevirdi. Sırtıma öpücükler kondurarak fermuarımı açtı. O koca gelinliğin içinden çıktığımda onun iriliğinin yanında küçük bir kız çocuğu gibiydim. Selma önce kalçalarımı ısırıklar eşliğinde yaladı. Tekrar sırtüstü yattığımda bacaklarımın arasına girip amını amıma sürtüyordu. Tabi ağzıda boş durmuyor göğüslerimi emip bitiriyordu. Onun altında benim tek işlevim ona sıkıca sarılmak ve hadi kocacığım sik beni diye inlemekti. Biraz sonra amını ağzıma dayadı ama fazla yalamama gerek kalmadan sürtünmelerin etkisiyle boşaldı. Tadı hafif ekşimsiydi. Hemen sonra onun eşsiz dil darbeleriyle ben bir kez daha boşaldım. Kalktı ve banyoya gitti. Yatakta zevk sarhoşluğuyla yatarken. Önünde bir erkek organını sıvazlayarak geldiğini gördüm. Ve bu ne diyerek bağırdım. Bana bunun belden bağlamalı bir vibratör olduğunu, yurtdışından getirdiğini, lezbiyenlerin kullandığını, üstüne kayganlaştırıcı jel sürdüğünü, canımın yanmayacağımı aksine am duvarlarından alınacak zevkle mükemmel bir orgazm yaşayacağımı söyledim. Ama ben bakireyim hem o plastik gibi itirazlarıma yapay organını elime vererek yanıtladı. Gerçekten yumuşaktı. Tahriş edemezdi. Jelde vardı. Üstelik kocama kendimi sunmam benim görevimdi. Yatağa çıkıp bacaklarımı omzuna aldı. Korkma aşkım önce biraz canın yanacak ama alışınca zevkten kuduracaksın diyordu.

Ama ben o koca aletin benim küçücük kukumdan içeri gireceğini sanmıyordum. İlk önce ucunu soktu. Yalamaların etkisiyle alışık olduğundan acı hissetmiyordum ama bir garip his vardı, gıdıklanma gibi. Sonra biraz daha bastırdı ve yarısına kadar soktu. İşte şimdi canım yanmıştı. Çıkar diye bağırdım çok canım acıyordu. Zevkte duymuyordum. Bana dediki şimdi çıkarırsam bir daha alışamazmışım. Birkaç dakika acıya katlanmalısın, sonra ömrün boyunca acımayacak dedi. Baldırlarımı öptü kocana inan aşkım dedi. Peki dedim herşey senin için kocacığım. O sonuna kadar sokarken artık ben acıdan çarsafları sıkıyordum. Girip çıkmaya başlayınca bu acı daha da arttı ama bağırmalarım yalvarmalarım fayda etmiyor, Selma daha da bastırarak devam ediyordu, bir süre sonra bacaklarımdan kan süzüldü, korkma aşkım artık kadın oldun hemde benim kadınım deyip devam etti. Artık duyduğum şey bir acı değil uyuşma hissiydi. Amımın içi acıdan uyuşmuştu. Gıdıklanmalar da hissediyordum ki biraz zaman sonra vücudumda garip bir titreme oldu. Acıya rağmen birazcık zevk aldım ve boşaldım. Selma tamam işte geçti dedi ve içimden aleti çıkardı. Kıpırdayamıyordum. Hadi temizlenelim dedi ve beni banyoya soktu. Jakuziyi sıcak suyla doldurdu ve içine girdik. Sıcağın etkisiyle acım baya azalmıştı. Tabi bunda Selmayla sevişmelerimizin de etkisi var Jakuzide bacaklarının arasında oturuyordum. Öpüşmelerimiz ve onun göğüslerimi elleriyle yoğurması işe yaramıştı. Sonra yine vibratörü taktı. İstemediğimi söyledim bu sefer pek acımayacak diye yalvar yakar aşk sözcükleriyle beni ikna etti. Jakuzinin kenarına tutunup domaldım. Sabunla kayganlaştırdığı vibratörü bir anda amıma soktu. Hızlı hızlı arkamda gidip gelirken kalçalarıma çarpan bedeninden çıkan ses ikimizi de daha fazla azdırıyordu.

Bu sefer gerçekten pek acı hissetmiyordum, duşun mahoşluğu kocamın beni feci halde sikmesiyle birleşince zevk oranım artıyordu. Selma amıma girip çıkarken boynumu öpüyor, göğüslerimi avuçluyordu. İnlemelerim banyo duvarlarında yankılanmaya başlayınca Selma daha da hızlandı. İnanılmaz zevk alıyordum. Bir kaç dakika içinde boşaldım. Kurulanıp çırılçıplak yatağımıza yatarken Selma vibratörü kendine sokup çıkararak boşaldı. Yanıma uzandı bana sarıldı ve aşkım, kadınım bu gece daha yeni başladı seni sabaha kadar sikeceğim dedi. Dediğini yaptığını söyleyebilirim. Gerdek gecemiz hayatımda en çok boşaldığım gecelerden biridir. Yorulmak nedir bilmeden körpe bedenimi her pozisyonda defalarca sikti. Öğlene doğru uyandığımda ona sarılmış vaziyetteydim ve zevkten hala başım dönüyordu. Saten sabağlığımla ona hazırladığım kahvaltı yerine, beni mutfak masasının üzerine oturtup amımı yemesi bana bu evliliğin her anında kocam tarafından boşaltılacağımı müjdeliyordu. Bu iri kadının elinde küçük bir seks kadını olmak benim için en mutlu evlilik olacaktı.